AH SAVCIM AH…. NE YAPTIN SEN!


ali galip baltaogluSavcı Bahadır Sakaoğlu Kardeşim.

Artık ben de sizi sosyal medyadan takip ediyorum. Benimle bu kadar yakından ilgilenen bir savcıyı tanımak ihtiyacı duyuyorum.

Hasan Rıza İlbeyli hesabından şahsımı ve rektörü FETÖcü ilan eden, her türlü hakareti, tehdidi, şerefsizliği sahte hesaplar üzerinden yürüten Sezayi DAŞDEMİR’i takip ve takdir eden paylaşımların sahibi savcım.

Siz değil miydiniz üç dört yıl önce Sezayi DAŞDEMİR’e, bir devlet memuruna asla yakışmayacak suçunu itiraf ettirip mahkum ettiren. Bu seviyede bir ahlakın sahibiyle ne zaman bu kadar içli dışı oldunuz? Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim, diye bir atasözü duydunuz mu? Sizi böyle bir arkadaş tercihine yönlendiren saik neydi bilmiyorum ama yanlış tercih! Volkan TURAN, Sezayi DAŞDEMİR gibi arkadaşlar, kötü arkadaşlar savcım. Bu tipler adamın başını belaya sokarlar.

Evvelki gün sosyal medya hesabınızda, şehit Denizli Başsavcısı hakkında başsağlığı dileme şekliniz ve üslubunuz dikkatimi çekti. “Fethullahçı terör örgütüyle mücadele eden yargı mensuplarınıza yaşarlarken yapılan saldırı ve linç girişimlerinde de yalnız bırakılmaksızın sahip çıkılması temennisiyle başımız sağolsun”

Denizli Cumhuriyet başsavcısı gibi işini iyi yapan yiğit bir savcının şehadeti üzerinden böyle bir paylaşımda bulunmanızı hiç doğru bulmadığımı söylemeliyim. İnsanların doğru bir ahlak üzerinde bulunmadan, sağcılığı solculuğu, Atatürkçülüğü, dindarlığı dinsizliği, mezhebi meşrebi hiç bir şey ifade etmez. Hayatta bir eğitimci olarak hiç hoşlanmadığım şeylerden biri, Atatürk’ü kullanan,Atatürkçüler, dini kullanan Müslüman görünümlü münafıklar, milliyetçiliği kullanan, ahlaki zaaf sahibi milliyetçilerdir. Bu tipler belirli bir ahlak üzerinde değilse bu duyguları kullanıyorlardır ki bu büyük bir onursuzluktur. Dolayısıyla haklı olduğunuzu düşünüyorsanız beni şikayet edin. Gereğini yapın. Aynı benim sizi HSYK’ya şikayet ettiğim gibi. Ama, haklı eleştirilerim ve isnatlarım karşısında “ben FETÖ ile mücadele ediyorum bana yaşarken sahip çıkın” mealinde konuşarak birilerinden yardım talep etmeniz yanlış. Hele hele bir şehit üzerinden bunu yapmanız yanlışın karesi. Siz Türkiye Cumhuriyeti Savcısı olunuz, biz sizi başımızda taşırız sayın savcım.

Evet sayın savcım gerçekten çok ilgi çekici. Demek kendinizin saldırıya ve lince uğradığınızı düşünüyorsunuz ve yardım talep ediyorsunuz? Kimden? Hukuk adamlarısınız, kimsesizlerin kimsesi olma makamındasınız. Gereğini yapın sayın savcım. Siz yapın. Birilerinin sizin adınıza bir şey mi yapması gerekiyor? Kimsesizlerin kimsesi olsun diye görevlendirilmiş bir savcı kendisini kimsesiz hissediyorsa, yanlış giden birşeyler vardır!

Sizin adınıza birilerinin harekete geçmesini mi bekliyorsunuz? Sosyal medya arkadaşınız Sezayi DAŞDEMİR’ de sizin gibi düşünüyor. Bu devlet harekete geçsin, vali harekete geçsin, yoksa illegaliteyi mi başlatalım diye soruyor? Pardon galiba tehdit ediyor. Bu adamlarla dostluğunuzu arkadaşlığınızı doğru bulmuyorum. Bana arkadaşını söyle sözünün reel hayattaki karşılığını görür gibi oluyorum.

Sonuç olarak şunu anlıyorum. Zatıaliniz, bana ve rektöre karşı haksız fiilinizin görmezden gelinmesini ve üstlerinizden size sahip çıkmalarını talep ediyorsunuz?
Yanılıyor muyum?

Bakın sayın savcım, ben bu satırları yazarken, haklılığıma ve hakka güveniyorum. Hiçbir beşere sırtımı dayamıyorum, kimseye sığınmıyorum, Sadece Allah’a sığınıyorum. Siz bunca yanlışı yaparken kime veya kimlere güvendiniz? Bu yanlışlara sizi kim veya kimler sürükledi? Süreç kimin kimi ne kadar koruyabileceğini gösterecek!

Kendinize olan güveninizi biraz erozyona uğramış gibi görüyorum sayın savcım. Neden?
Yaptığınız yanlışla iç dünyanızda yüzleştiniz mi yoksa?

Öncelikle bilmek istiyorum. Siz ne zaman bana bu kadar kinlendiniz? Ben size ne yaptım da, beni FETÖ kadrolaşmacısı, seks şantaj kasetçisi, tarihi eser kaçakçısı diye dosyaya soktunuz? Bu kimin veya kimlerin planıdır? Bana bunları yapan siz sayın savcılara saygı duymam için bana bir sebep söyleyin!? Benim 28-27-21 yaşında üç oğlum, ailem, eşim dostum akrabalarım var. Ne sizi, ne de beni ilk Uşak FETÖ iddianamesine sokan başsavcı vekili Hacı Aykut Aydın’ı affederim. Bu konumunuzla sizler benim için birer FETÖ şüphelisisiniz. Bütün bu yazıları size ve bunu bana yapan yargı ve güvenlik mensuplarına rahatlıkla yazıyorum. Zira bu işe karışanları, ne savcı ne güvenlik görevlisi, ne vali ne de devlet olarak görmüyorum.

Kime ve neye güvendiniz savcım?
Sizin çoluk çocuğunuz, Allah’ınız Kitabınız yok mu? Odanıza nasıl bir FETÖ şüphelisini getirtip, Yrd.Doç.Dr. Volkan TURAN’la beraber bana ve rektöre iftiraya ikna seansları yaparsınız?
Yalan mı Bahadır savcım?

Ne zaman, nerede, ne şekilde yaptığınızın tarifi var? HSYK’da dilekçeler mevcut. FETÖ şüphelisi de orada. Sormaya cesaret edebilir misiniz? Gelin Uşak’a, başsavcınızı da alalım şüpheliyi getirtin soralım. Bakalım FETÖ şüphelisi yaşadıklarıyla ilgili neler anlatacak. Hep beraber dinleyelim.

Dolayısıyla rektör Sait Çelik hakkında topladığın bütün iftiracı ve itirafçı ifadeleri sahtedir, hükümsüzdür! Yaptığınız soruşturmayı çöpe atın sayın savcım.
Demek siz FETÖ ile mücadelenizden dolayı saldırıya uğruyorsunuz ve zatıalinize linç girişiminde bulunuluyor, öyle mi?

Yalandan kim ölmüş değil mi sayın savcım!

Sizin bana yaptığınız, namusuma, şerefime, haysiyetime, özgürlüğüme doğrudan bir saldırı değil mi? Tecavüzü saldırıyı yapan siz, ben FETÖ ile mücadele ediyorum beni koruyun diye bağıran siz! Bu ne yaman çelişki!
Kimliği her nedense tespit edilemeyen Ahmet Bozkurt, şahsıma seks şantaj kasetçisi demiş, delil niteliğini güçlü görmüş, tutarlı bulmuşsunuz ki, araştırmadan dosyaya koymuşsunuz.

Kimliksiz ve şerefsiz Ahmet Bozkurt, beni havacılık okulunda rektörün emriyle FETÖcü kadrolaşma yaptı diye ihbar etmiş, delil niteliğini güçlü görmüş, tutarlı bulmuşsunuz ki, araştırmadan dosyaya koymuşsunuz
Bir manyak valilik üzerinden paslattığı ifadesinde rektöre ve bana tarihi eser kaçakçısı, Alman ajanı vs. demiş, delil niteliğini güçlü görmüş, tutarlı bulmuşsunuz ki, araştırmadan dosyaya koymuşsunuz
Bu uydurma ifadelerin üstüne, Kenan Akarbulut adlı FETÖ şüphelisine, Volkan TURAN denilen manyakla birlikte rektöre FETÖcü iftirasını attırmaya çalışmış, Ali Galip kripto FETÖcüdür, beni cezaevine FETÖcülerle irtibat için görevlendiriyordu dedirterek, şahsımı tutuklamak için zemin hazırlamaya çalışmış, iftira ettirmek için zalimce bir baskı yapmışsınız. Zira eşini de alırız, çocuklarına kim bakacak tehdidinin başka bir açıklaması yok. ,

Bunun adı Cumhuriyet Savcılığı öyle mi? Beni linç ediyorlar koruyun öyle mi? Bu ne güzel iş sayın savcı. Ondan sonra da siz FETÖ ile mücadele eden savcısınız ve bu nedenle size haksız saldırılarda bulunuyorlar, linç ediyorlar öyle mi!?
Kim yapıyor size bu haksızlığı? Ben mi? Komik oluyorsunuz sayın savcı. Kanaatim odur ki, suç üstüne suç işlemişsiniz. yanlışın dibini bulmuşsunuz. Bu işlere karışanların sonuna kadar peşindeyim. Hukuk önünde hesabımızı göreceğiz. Eninde sonunda sizi koruyan duvarları yıkacağım. Bu skandal soruşturma bir kumpas davasıyla sonuçlanacak. Sizi ve bu işe karışan diğer adli ve idari personeli elleri kelepçeli görmek isterim. Siz savcılık yapmadınız. Bana ve rektöre kumpas kurdunuz. Bir masumu iftiralarınızla cezaevine gönderdiniz. Yaşadıklarımdan sonra kesin kanaatim budur.

Siz ne yaptınız biliyor musunuz? Hayatı boyunca FETÖ ve iktidar erki içindeki FETÖcülerle mücadele etmiş benim gibi bir adamı, FETÖcü yaftasıyla içeri almaya çalıştınız. Benim lekelenmeme hakkımı ihlal ettiniz. Sizin yüzünüzden bir sürü siyaset zübüğünün saldırısına uğradım. Karalamalarına maruz kaldım.

Bakın sayın Savcı, Adil ERKEN adlı kesinlikle FETÖcü olduğu kanaatinde olduğum bir kişi beni savcılığınıza şikayet etti! Bu şikayet üzerine siz benim hakkımda FETÖ terör örgütüyle ilişkisi araştırılsın diye polise talimat verdiniz! İlişki bulabildiniz mi bari? Ne buldunuz? Elbette bulunamadı. Siz Manisa’ya gittikten sonra dosya savcılığa geri geldi. Adil ERKEN’e hakaret iddiasına çevrildi ve ben basit bir hakaret iddiasının ifadesini emniyette terörle mücadele biriminde verdim!

Devleti bu iş yoğunluğunun içinde, böylesine boş ve gereksiz bir işlerle uğraştırarak, bu devlete ve millete hizmet mi ettiniz? FETÖcü olduğu kanaatinde olduğum ve FETÖ şüphelileri içinde ismi üniversiteye bildirilen Adil ERKEN’i araştırmak hiç aklınıza geldi mi sayın savcım?

Bu durumda ben ne düşüneyim? Bir FETÖcünün şikayetiyle savcıların aklına beni terörle ilişkilendirmek geliyorsa, doğal olarak benim de aklıma böyle savcıları FETÖyle ilişkilendirmek geliyor. Bu şartlar altında takdir etmelisiniz ki, bazı şeyleri sorgulamak en doğal hakkımdır.

Bakın bu Adil ERKEN denen adam 2013 yılında Ak Parti İlçe teşkilatına sokuldu. Hiçbir özelliği olmayan, araştırma görevlisi pozisyonundaki bu adamı FUAT AVNİ FETÖ usulleriyle parlattı.
Nasıl mı? 1 Haziran seçimleri öncesi onun ismini zikretti FUAT AVNİ’nin iddiasına göre Adil ERKEN sandıkta oy çalacak bir Ak hırsızdı. Evet sandık başkanlığı görevi sırasında Ak Parti lehine oy çalacaktı. Adil ERKEN de bunun hemen akabinde FUAT AVNİ hakkında bir suç duyusunda bulundu ve Kanal 7’ye haber yaptırdı. Suç duyurusu doğal olarak takipsizlikle sonuçlandı.

15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra Adil ERKEN darbenin paniğiyle olsa gerek, takipsizlik verilmiş bir şikayet hakkında, tekrar şikayette bulundu. “FETÖ mağduru ve FUAT AVNİ tarafından iftiraya uğrayan akademisyenden son hamle!” başlığı altında bir haber daha yaptırarak temizlenmeye çalıştı.

Benim kesin kanaatim bu adamın Ak Partiye sızdırılmış bir FETÖcü olduğudur. Üniversitede sendika temsilciğine rektörün ekibinin karşısında bir ekip çıkartarak seçim kazanmıştı. Ak Parti içine sızdırılmış FETÖcülerin, sendika içine sızdırılmış FETÖcülerin ve üniversitedeki FETÖcülerin desteğiyle bu işi başarmıştı! Seçimi kazandığı gün Adil ERKEN’in sandıklarını, FETÖ tutuklusu Mehmet Aktaş, ağabeyi Alâeddin Aktaş gibi adamlar bekliyordu. FETÖcüler bu seçimi kazanmak için Karahallı dahil ilçelerden arabayla adam taşımışlardı. Bunları üniversitede herkes bilir. Hiçbiri sır değil. Yine bu FETÖcü Adil ERKEN, kendisi hakkında “FETÖ karşıtı olduğu için soruşturma geçirmiş” başlığı altında haberler yaptırarak sözüm ona kamufle oldu.

Bu FETÖcülüğü kesin adamların hepsi ama hepsi, rektöre ve bana koro halinde FETÖcü dediler. Ne güzel dünya beee.

Evet sayın savcı Uşak gibi bir vilayet merkezinde bir sandıkta görev yapan sandık başkanının oy çalacağı ihbarı çok mu mantıklı size?
FUAT AVNİ’nin parlattığı, FETÖ desteğiyle sendika temsilciliği seçimini alan bu adamın FETÖcü olma ihtimali var mıdır sayın savcım? Bu adamın FETÖ terör örgütüyle ilişkisini araştırmak hiç aklınıza geldi mi?
Beni araştırmak aklınıza geldi de, böylesine şaibeli bir adamı niye araştırmadınız? Bunu ben uzun uzun yazdım basında. Bütün yazılarımı da okudunuz. Zira benimle ilgili iyi düşünmüyor ve yakından takip ediyordunuz. Yazdıklarımı ihbar kabul edip böyle bir araştırmaya girişmek aklınıza gelmedi mi?

FUAT AVNİ hakkımda bir şey yazarak beni hedef gösterseydi, haklı olabilirdi. Hayatı boyunca FETÖ karşıtı olmuş bir adamı tasfiye etmek istemenin bir mantığı vardır. FUAT AVNİ Adil ERKEN’i neden hedefe koysun? Büyük destek vererek sendika temsilcisi yaptıkları, Ak Parti içine soktukları adamın aleyhine FUAT AVNİ imzasının tek mantıklı sebebi olabilir. Önem ve değer verdikleri bir kritoplarını saklamak ve bulunduğu konumda partide yükseltmek.
Bu adamı araştırmak hiç aklınıza gelmedi değil mi? O sıralarda siz rektöre ve Ali Galip’e iftira ikna seanslarıyla uğraşıyordunuz değil mi? Yazık. Ondan sonra FETÖ ile mücadele haaa.

Aynı FETÖcünün şu anda üniversitede de koruyup kollanması, aleyhine Sait Çelik tarafından açılmış soruşturmaların kapatılması, Uşak’ta FETÖ hakimiyetinin halihazırdaki etkinliğinin göstergesi olarak ayrı bir bahsin konusudur.
Sonuç olarak benim kesin kanaatim rektörün FETÖcü olmadığıdır. Her şeyden önce rektörü içeri atmak için soruşturmada bu ve benzeri birçok suç işlediniz. Bu suçları arkanızdaki yıkılmaz zannettiğiniz güce güvenerek işlediniz. Suç işleyecek kadar gözünüzü nasıl kararttığınızı gördüğüm bu süreçler ortadayken rektörün FETÖcü olduğuna inanmam için salak olmam gerekir.

2014 yılı başlarına hatta milli güvenlik kurulu kararı alındığı Nisan ayına kadar FETÖ bataklığına batmış, FETÖ’ye teslim edilmiş devletten ve sosyal yapıdan hangi bürokratların veya kimin FETÖcü olup olmadığını aklıselim bir muhakemenin yanında somut, net, işaret fişeği niteliğindeki bilgi ve belgeler belirler sayın savcım. Sizin ve gerek gördüğünüzde kumpasa ortak ettiğiniz sivillerin, eşinizi de alırım tehditleriyle veya karşılığında özgürlük vaadinizle almayı başardığınız tanık ifadeleri değil. Zira bir erkeğin, eşinin cezaevine düşürülmesine razı olması veya özgürlüğüne kavuşması ile özgürlüğünü yitirmesi tercihlerine maruz bırakılması sonucunda hakka ve doğruya yönelmesi çoğu zaman kolay değildir. Çok insan bu sınavı kaybeder! Aklıma geldikçe asabım bozuluyor. Yazık

BAK SAYIN SAVCIM SİZİN BU İŞLERE KARIŞMAK ZORUNDA KALMANIZ REKTÖRÜN FETÖCÜ OLMADIĞINI GÖSTERİR DE BEN YİNE DE SÖYLEYEYİM REKTÖR NEDEN FETÖCÜ DEĞİLDİR?

  1. ÇÜNKÜ BEN 37 YILDIR FETÖ ALEYHTARI BİR ADAMIM. REKTÖR ŞEHİRDE AK PARTİ İÇİNE SIZMIŞ BÜTÜN FETÖCÜLERİN MUHALEFETİNE RAĞMEN, BU ADAMLARA KULAK ASMAMIŞ BENİMLE 6 YIL YAKIN ÇALIŞMIŞ BİR ADAMDIR. AYRICA BENİMLE YAKIN ÇALIŞMAYI TALEP EDEN REKTÖRDÜR, BEN DEĞİL!
  2. ÇOCUKLARININ HİÇ BİRİNİ FETÖNÜN OKULLARINDA OKUTMAMIŞTIR.
  3. HAYATI BOYUNCA FETÖNÜN YARDIM KURULUŞLARINA YARDIM ETMEMİŞTİR.
  4. BANK ASYA VE FÖTÖNÜN HİÇBİR KURULUŞUYLA İLİŞKİSİ OLMAMIŞTIR.
  5. ÜNİVERSİTEYE ALINAN TEMİZLİK İŞÇİLERİNİN BİLE DEVRİN İKTİDAR VEKİLLERİNİN ŞİDDETLİ MUHALEFETİNE RAĞMEN İŞKURDAN GELEN LİSTELER ÜZERİNDEN KURA İLE YAPTIRMIŞTIR. BU KONUDA YAPILAN YOĞUN SİYASİ BASKILARA DİRENMİŞTİR. HİÇBİR AKRABASINI DA ÜNİVERSİTENİN KAPISINDAN SOKMAMIŞ ÜNİVERSİTEYİ KİMSENİN ARPALIĞI YAPMAMIŞTIR. BU BİR FETÖCÜ TAVRI DEĞİLDİR. FETÖCÜLER BÖYLE KADROLAŞAMAZ.
  6. 15 TEMMUZ DARBE GECESİ EN SERT TEPKİYİ VEREN, HALKI CUMHURBAŞKANIMIZ SOKAĞA DAVET ETMEDEN, SOKAĞA DAVET EDEN, TEPKİ KOYAN ÜÇ BEŞ REKTÖREDEN EN ÖNDE GELENİDİR. HİÇ BİR KRİPTO GECE SAAT 2’DEN ÖNCE TEPKİ VEREMEMİŞTİR. ÇOĞU SAAT 4’TEN SONRA TWEET ÜSTÜNE TWEET ATARAK TEPKİSİNİ GÖSTERMİŞTİR!!! BUNLARI İSTERSENİZ MİT’e SORUN. MİT’LE YAKIN ÇALIŞAN ÜST DÜZEY BÜROKRAT ARKADAŞIMDAN BUNU NET OLARAK ÖĞRENDİM. KİM NE ZAMAN SOSYAL MEDYADAN TEPKİ VERMİŞ? ŞAYET KRİPTO TESPİT ETMEK İSTİYORSANIZ BU ALANA BAKIN. UŞAK’TA KİM NE ZAMAN TEPKİ VERMİŞ, KAHROLSUN FETÖCÜLER DEMEYE BAŞLAMIŞ? BAKIN SAYIN SAVCI. ÖZELLİKLE SABAH SAAT 3’TEN 4’TEN SONRA HERKES KAHRAMAN! YAZMIŞTIM BUNLARI İNCELEYİNİZ.
    http://www.usak.tv/fetocu-rektorun-15-temmuz-darbe-tepkiler…
  7. REKTÖR SAİT ÇELİK GÖREV YAPTIĞI 6 YIL BOYUNCA 4/B MADDESİYLE BİR ADET BİLE SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALMAMIŞTIR. KENDİ İNİSİYATİFİYLE DOLDURABİLECEĞİ BU KADROLARI FETÖCÜ REKTÖRLERİN YAPTIĞI GİBİ FETÖCÜLERLE DOLDURMAMIŞTIR VEYA ÜNİVERSİTEYİ ARPALIK OLARAK KULLANAN BAZILARININ YAPTIĞI GİBİ EŞİNİ DOSTUNU AKRABASINI DOLDURMAMIŞTIR.
  8. MİLYONLARCA LİRALIK İHALE İŞLERİNİ FETÖCÜ ŞİRKETLERE PEŞKEŞ ÇEKMEMİŞ, ALTI YIL GİBİ KISA BİR SÜREDE DEVASA BİR KAMPÜS İNŞA ETMİŞTİR.

Sonuç olarak elinizde 2012 yılında bir ABD gezisi kaldı FETÖcülüğe delil öyle mi? Kimle gittiği nasıl gittiği orada ne yaptığı ortada. ABD’de her an beraber olduğu, beraber vakit geçirdiği Uşak Seramik Hüseyin TANIŞ’a niye sormuyorsunuz. Şok marketler sahibi Halis ARSLAN’a niye sormuyorsunuz? Onların bu konuda verdiği veya vereceği ifadeler işinize mi yaramıyor acaba diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz maalesef. Birtakım neydüğü belirsiz insanlardan rektörü soruyorsunuz ve bunun da adı delil oluyor ÖYLE mi? Köküne kadar FETÖCÜ Halit ERYILMAZ rektöre FETÖCÜ demiş? Bu sebeple mi dışarıda geziyor bu FETÖCÜ sayın savcım? Böyle stratejik bir bilgiyi vererek FETÖ örgütünün açığa çıkmasını sağladığı için mi!? Nasıl inanalım? Zira sizin metotlarınızı bittecrübe nefsimizde deneyip öğrendik çok şükür?

Yaptığınız soruşturma, FETÖ tutuklusu Kenan AKARBULUT’A “Hiç olmazsa duydum de” dediğiniz iddiasını doğruluyor adeta. Ondan duydum bundan duydum, duyulan adamların ifadesi yok!!!

Aynen İlyas Erol’un Adil ERKEN’ den duydum dediği ve Adil ERKEN’e sorulmadığı gibi. Kimliği tespit edilemeyen sahte ihbar mektubu isim veriyor, Ali Galip’in ÖSYM’den ayrılırken laptopunda seks şantaj kasetlerinin kayıtları çıktı. Adem Duru bunları alıp rektöre gitti. Rektör haberim var sil işine bak dedi. Nerede Adem Duru’nun bu konudaki ifadesi? YOK! Ne güzel dünya beee… Demek siz FETÖ ile mücadele eden savcısınız, inanalım mı?
Utanmadan bu iddialar FETÖ Soruşturması adı altında rektöre soruluyor adam cezaevine gönderiliyor. Hakim bunları ayıklayacak da karar verecek? Ölme eşeğim ölme yoncalar bite de ye! Siz de Cumhuriyetin savcısısınız öyle mi?
Soruşturmada üniversitede Rektöre düşman olan nerede şaibeli ve sıkıntılı adam varsa hepsinin ifadeleri var. Rektörden bir şekilde hoşlanmayan, tarikatından emir almış, kafa kirada adamların hepsinin ifadeleri var. Rektör lehine konuşmuş, doğruya tanıklık eden bir tane adam yok. Savcının görevi lehe olan delilleri de toplamak değil mi sayın Savcım!

Neyse çok önemli değil her birini ayrı ayrı takipteyim. Siz gerçekten Cumhuriyetin savcısı olsaydınız ben sizi başımın üstünde taşırdım bee savcım.
Üzülerek ifade ediyorum. Siz kimsesizlerin kimsesi olacak bir adam değilsiniz. Kimsesizlerin kimsesi olacak adamın Allah’ı ve vicdanı olur. Ben bunu yaparsam Allah ne der diye düşünür. İftira seanslarına bulaşmaz. Böyle işlere karışıp sonra da bir şehidin istismarı olarak da anlaşılabilecek şekilde “FETÖ ile mücadele eden savcılar linç ediliyor saldırıya uğruyor, yaşarken koruyun” diye yardım istemez. Bakın ben çok milliyetçiyim, ben çok Müslümanım, ben FETÖ ile mücadele mücahidiyim türünden değerler üzerinden korunma perdelerine ihtiyaç duymaz. Görevinizi yapacak ve sonucunu Allah’tan bekleyeceksiniz. Zira doğruyu ALLAH korur. Kendinizi korunmaya muhtaç hissetmeniz hiç iyiye alamet değil.

Sözlerim ve eleştirilerim hiç canınızı sıkmasın sayın savcım. Siz bütün bu olaylara sebep olduktan sonra, Türk Milleti adına hareket eden Cumhuriyet’in savcısı olmazsınız? Bakın sizlerin sebep olduğunuz bu tür vakalar karşısında Mahmut ASRAĞ ADLI bir meslektaşınız sosyal medyada ne yazmış ”kanunun, içtihatların değişip durduğu, iki kere ikinin beş edebildiği, en acemice iftiradan yıllarca aklamanın mümkün olmadığı, mensuplarının bile ciddiye almadığı bu hukuk düzeninde 30 yıllık hukukçuluk mesleğimi yitirdim hükümsüzdür.”

İŞTE YALIN ve ACI GERÇEK BUDUR SAYIN SAVCI. EN ACEMİCE ATILMIŞ İFTİRADAN YILLARCA AKLANMANIN MÜMKÜN OLMADIĞI HUKUK DÜZENİ DEYİNCE AKLIMA, SİZİN SORUŞTURMANIZ VE REKTÖRÜ, AİLESİNE ve KENDİSİNE EZİYET OLSUN DİYE GÖNDERDİĞİNİZ BANDIRMA CEZAEVİ GELDİ BE SAVCIM! VOLKAN TURAN DENEN VİCDANSIZLA BERABER BANA İFTİRA ATTIRABİLSEYDİNİZ BİZ DE CEZAEVİNE GİDECEKTİK. DOSYASINDA TARİHİ ESER KAÇAKÇILIĞI, SEKS ŞANTAJ KASETÇİLİĞİ, REKTÖRÜN EMRİYLE FETÖ KADROLAŞMASI YAPMAK GİBİ SOYUT İDDİALAR BULUNAN BİR ADAMI FETÖ ŞÜPHELİSİNİN ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMAK VE KARISINI KORUMAK İÇİN ALİ GALİP BALTAOĞLU KRİPTO FETÖCÜR SOMUT İFADESİNE DAYANARAK CEZAEVİNE GÖNDERMEK KOLAY MI OLACAKTI!? BEN DE ŞİMDİ BU İFTİRALARDAN REKTÖR GİBİ YATIYOR MU OLACAKTIM? ŞU ANA KADAR SOSYAL MEDYADAKİ HABERCİ KUŞLARINIZIN İFADEYE KOYDUĞU GİBİ, BENİ ŞAFAKTA BASAMADINIZ MI? EVİMDE BÜROMDA ARAMA YAPARAK BENİ LEKELEMEDE SON NOKTAYI KOYAMADINIZ MI? BUNDAN SONRA BASMA İHTİMALİNİZ VAR MI? BASIN BENİ KURTULUN SALDIRIDAN ve LİNÇTEN!!! BEKLİYORUM SAYIN SAVCIM, BEKLİYORUM. SİZİ KİM KORUYORSA VE KORUYACAKSA, BU İŞLERE KİM YOL AÇTIYSA HEP BİRLİKTE GELİN. EVİMDE 15 YILLIK ARŞİVİMİN İÇİNDE BULUNDUĞU BİR BİLGİSAYARIM VAR. İÇİNDE HİÇ SİLİNTİ KAZINTI YOKTUR. SİZİ TEMİN EDERİM. ZATEN UZMANLAR TESPİT EDER.

ŞUNU KESİNLİKLE YAPMAYIN. ŞEREFİNE NAMUSUNA İSMİNE KASTETTİĞİNİZ ADAMIN NEFSİ MÜDAFAASINI FETÖ MÜCADELESİ YAPTIĞI İDDİASINDA OLAN, ANCAK BİR MASUMU CEZAEVİNE GÖNDEREN, BENİ DE GÖNDERMEK İÇİN HER TÜRLÜ YOLU YAPAN SİZİN GİBİ BİR ŞAHSA LİNÇ VE SALDIRI OLARAK GÖSTERMEYE KALKMAYIN. HASAN RIZA İLBEYLİ İSMİYLE KURDUĞU SAHTE HESAPTAN HER GÜN BİZE SÖVEN, TEHDİT EDEN, İFTİRA EDEN SOSYAL MEDYA YOLDAŞINIZ SEZAYİ DAŞDEMİRİN YAPTIĞI GİBİ ALGIYA OYNAMAYIN RİCA EDERİM. İŞİNİZİ YAPIN.

BU DAVANIN SONUNDA BİR KUMPAS DAVASINA DÖNÜŞECEĞİNDEN EMİN OLUN. HAYATTA KURAL ŞUDUR SAYIN SAVCIM. HERKES AMA HERKES AKŞAM EVE DÖNDÜĞÜNDE EŞİNİN ÇOCUKLARININ YÜZÜNE BAKACAK EYLEM VE İŞLEMLERİN SAHİBİ OLMALIDIR. KAFASINI YATAĞA KOYDU MU RAHATÇA UYUMALIDIR. UYUMAK İÇİN ALKOLE, İLACA VE BENZERİ ŞEYLERE İHTİYAÇ DUYMAMALIDIR. SUÇ İŞLEMEDİNİZSE KORUNMAYA İHTİYAÇ DUYMAZSINIZ. CUMHURİYETİN SAVCILARI OLARAK SİZE TÜRK MİLLETİ SAHİP ÇIKAR.

SELAM OLSUN HAYATI BÖYLE YAŞAYANLARA..

YİĞİT DENİZLİ BAŞSAVCISINA YÜCE ALLAH’TAN RAHMET, KEDERLİ AİLESİNE VE YAKINLARINA SABIR DİLİYORUM. TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN.